“ Filler gövdelerinin çok ağır olması ve bacak kaslarının gövde ağırlığına göre, gövdesini yukarıya sıçratacak kadar gelişmemiş olması nedeniyle memeliler içindeki zıplayamayan tek hayvandır.”
O halde, filler nasıl olur da zıplar?
Önce yukarıdaki kanıtlanabilir gerçeği yavaşça yere bırakıyoruz. Gözlerimizi kapatıyoruz. Arkamıza yaslanıyoruz ve derin bir nefes alıyoruz. Şimdi tek yapmanız gereken 8 ton ağırlığındaki bir filin mutluluktan yerden tam 1 metre zıpladığını hayal etmek.



Gördünüz mü, çok kolay. Hayal etmek, insanın en ama en değerli özelliğidir. Çevrenizde kim var ki birbirinden çok farklı olmakla beraber hayalleri için yaşamayan.
Bu köşe, hayal etmeyi sevenlerin köşesi. Hayal eden ve hayalleri için yaşayanların köşesi. Ne hayal ediyorsan, hayalin için ne yaşadıysan artık senin gibi dostların var bu köşede, seni “Hey dost, ben de zıplayan bir filim!” diye selamlayan.
Nasıl zıplayan bir fil olursun? Paylaşmak istiyor olman ve yazdığın yazıyı posta kutusuna bırakman yeterli. Tek bir kural var, kuralımızın olmaması. Hayallere ve bunun için yaşananlara, dürüstlük ve en güzel üslup eklendiğinde bir zıplayan fil, başka bir zıplayan file sonsuz saygı duyar. Bu bizim doğamız.
Zıplayan fillerin hayallerine!