-Değişimin anahtarı olmasaydı, neyi olurdu?

-Soruları.

Biri size adınızı sormadan -eğer fazla girişken bir yapınız veya bir nedeniniz yoksa- adınızı söyler miydiniz? ya da durup dururken tanımadığınız birine hayallerinizi anlatmaya başlayıp, bunu gerçekleştirmek için neler yapacağınızdan bahseder miydiniz? Sorular olmadan cevaplar verebiliyor olmak güzel olabilirdi, değil mi? Üzgünüm, beynimiz günde ortalama 70.000 düşünce üretirken beynimizi yaşantımız için etkin kullanabilmek adına doğru sorular sormadıkça cevapların hiçbir önemi yoktur.
Koç, koçluk mesleği etik kuralları çerçevesinde, bireylerin yaşantılarında belirledikleri vizyona ilerleyebilmeleri için, danışanlarının mevcut potansiyellerini ortaya çıkarmalarını ve geliştirmelerini sağlayarak onlara güçlü sorular soran yol arkadaşıdır. Güçlü soru da nedir? Temel Reis’in ıspanağı gibi bir şey mi? Onu sorunca cevabım da güçlü mü oluyor. Hayır. Temel Reis’in Safinaz ile birlikte olabilmek için attığı her adım zaten güçlüydü; ancak ıspanak yediğinde kendinin farkına varıyor ve harekete geçiyordu. Yoksa ıspanağı hepimiz yiyoruz severek ya da zorla, bununla birlikte 25 cm olan kolumuz 50 cm olmuyor.
Peki, ben kendi kendime soramıyor muyum bu güçlü soruları? Sorabiliyorsun tabi ki; yargısızlık, değerlere saygı, zaman, dil kalıpları, sihirli kelimeler üzerinde biraz çalıştıktan sonra.
Hazır çalışmışı var. Seni empatik olarak dinleyecek, olduğun gibi kabul edecek, senin tüm olumlu yanlarına odaklanabilecek, doğru zamanda, doğru kalıplar içerisinde güçlü soruları soracak bir yol arkadaşı. Herkese lazım. Bireysel olarak, kendimi fark etmemi sağlayan bir yaşam koçunun bana yol arkadaşlığı sırasında farkına vardığım ve öğrendiğim her şey hayatımı derinden değiştirebilmeme yardımcı oldu. Başlangıçtı. Sonra durmadan öğrendim ve hala öğreniyorum. Artık kendimle nasıl konuşmam gerektiğini, neleri sormam gerektiğini, değerlerimi, imkanlarımı ve sınırlarımı biliyorum. Koçluk sürecinden geçen insanların hedeflerine doğru ilerlemelerinin yanında kazanacakları en önemli şeylerden birinin bu olduğuna inanıyorum. İnsan kendi olabildiğinde, korkuları, kaygıları, hayalleri, mutlulukları ile el sıkıştığında yapamayacağı hiçbir şey yoktur.
KOÇLUK NE DEĞİLDİR?



Koçluk, bir tedavi veya terapi süreci değildir. Bunun için psikolog ya da psikiyatrlar ile çalışmalısınız. Koçluk süreci, geçmiş ile değil; şu an ve gelecekle ilgilenir; travmalarınızla değil, hayal ve hedeflerinizle ilgilenir.
Koçluk süreci, kişisel gelişiminizi destekleyen, hedeflerinize ulaşmanızı sağlayan, yapılandırılmış, profesyonel bir süreçtir.
Koç, bir mentör veya danışman değildir. Size akıl vermez, sizin yerinize karar vermez, sizi yönlendirmez. Eee o zaman ne oluyor bu koçluk sürecinde peki, ne işe yarıyor koçluk?
Bir koç ile çalışmaya başladığınızda süreç içerisinde yepyeni farkındalıklara kavuşur ve aklınızı istediğiniz şekilde kullanır, kararlarınızı daha sağlıklı, sonuç odaklı ve net olarak verebilirsiniz.
Hayatımda bir koç hep olmalı mı? Şöyle ki; bir koç mevcut konuyla ilgili sonuç odaklı hizmet sunar. Sonuca ulaştığınızı ya da sonuca kendinizin devam edebileceğini düşündüğünüz zaman koçluk ilişkisini sonlandırabilirsiniz. Bir başka açıdan da mevcut potansiyeli iyiden daha iyiye taşımak, sağlıklı ve analitik karar süreçlerini desteklemek için düzenli ve sürekli bir koçluk hizmeti de alabilirsiniz. Bununla birlikte, iyi bir koç, koçluk ilişkisi kurduğu bireyde bağımlılık yaratmaz. Sizin gündemde olan konunuz üzerinde içsel motivasyonunuza ulaşmanızı destekler; çünkü koçun inancı: Herkesin, kendi potansiyelini kullanarak hayaline ulaşabileceğidir.